Evde kal, “SADAKATTEN İHANETE” kitabıyla kal

Tarih : 2021-01-05 / Kategori : Kültür & Sanat

Evde kal,  “SADAKATTEN İHANETE” kitabıyla  kal

     Iğdırlı şair ve yazarla bakıyorum. Yazdıkları şiirlere,romanlarda  kitaplarda mutlaka Ermeni Mezalimine değinmişlerdir.Çünkü Çocuklukları Ermenilerin bölgede yaptıkları insanlık dışı katliamları,vahşilikleri soykırımları dinleyerek büyümüşlerdir.

                      Müslim Oğuz, Nizamettin Onk, Serdar Ünsal,Ziya Zakir Acar,Metin Yıldırım,Rahmetli İbrahim Bozyel,Aslantürk Akyıldız, Yahya Azeroğlu,Kemalettin Kalkan,Nizamettin Uca,Eşref Uzundere, Servet Gürcan,Cabbar Şıktaş, Musa Dedei ,Derya Akdemir, Fahrettin Budak ve ismini unuttuğum birçok şair ve yazarımız  bulunmaktadır.
          Son olarak ta  Sözer Akyıldırım hocamın yazdığı  okunması gereken tarihi bir belgesel tadında güzel bir kitap “SADAKATTEN İHANETE”..Sözer  Akyıldırım hocamı kutluyorum. Emperyalistlerin oyuna gelerek Türk düşmanı Ermenilerin gerçek yüzünü anlatıyor.
            Sıkılmadan okuyacağınız bir kitap..Ermenilerin ’Millet-i Sadık’a’’ iken (Osmanlı ve Türkiye devletine bağlı olan gerektiğinde can veren Ermenileri tenzih ederim.)neden İhanet ettiklerini okuyacak,Emperyalist güç olan,Rusya,Fransa,ABD ve özellikle İngiltere’nin Osmanlı ve Türkiye  üzerinde ki oyunlarını göreceksiniz.Bir kere daha “TÜRK’ÜN TÜRK’TEN BAŞKA DOSTU  YOKTUR” diyeceksiniz.
           Osmanlı Devleti bünyesinde huzur içinde yaşayan Ermeni vatandaşlarımız, bu müddet boyunca 29 Paşa,22 Nazır,33 Mebus,7 Sefir,11 Başkonsolos çıkaranların İHANETİ..!!
            Ermeniler yüzyıllarca Anadolu’da Türkler ile barış içinde yaşamışlardır. Aradıkları huzur ortamını, Osmanlı sancağı altına girerek temin etmişlerdir. Devlet nezdinde ‘’Millet-i Sadık’a’’ olarak isimlendirilen Ermeniler, gayrimüslim azınlıkların haklarından sonuna kadar istifade etmişlerdir. Osmanlı Devleti bünyesinde huzur içinde yaşayan Ermeni vatandaşlarımız, bu müddet boyunca 29 Paşa,22 Nazır,33 Mebus,7 Sefir,11 Başkonsolos çıkarmışlardır. Devletin sevk ve idaresinde çalışmışlardır. XIX. Yüzyılda Ermeniler Bab-ı Ali’de, Tercüme odasında ve Hariciye Nezaretinde çok önemli makamlarda bulunmuşlardır. Ticarette uluslararası bir başarı elde etmişlerdir. Askerlik yapmayan, sadece cizye verip, hayatını kendi inançları çerçevesinde devam ettiren Ermeni vatandaşlarımız,93 harbinden sonra imzalanan Ayestefanos (3 Mart 1878) antlaşmasından sonra devletine, ihanete başlamıştır. Berlin antlaşmasının 61. maddesine göre Osmanlı Devleti’nin Ermeni ıslahatı yapması istenmiş ve Ermeni meselesi uluslararası bir boyut kazanmıştır. Osmanlı Devleti’ne olan isyanın geri planında Rusların kışkırtması vardır. Ermeni meselesi Rusya, İngiltere ve Fransa tarafından sahiplenilmiş ve kullanılmıştır. Anadolu’da mantar gibi türeyen misyoner okullarında eğitim gören Ermeniler, Osmanlı Devleti aleyhine bilenmiş ihtilal komiteleri oluşturmuşlardır. Hayır, Cemiyetleri görüntüsü meydana getiren bu cemiyetler, kısa bir zaman sonra,müstakil Ermeni Devletini kurmak için çalışan birer terör örgütüne dönüşmüşlerdir.
Berlin Konferansı’ndan başlayarak büyük devletler, Ermeni komite ve komitacılarının yıkıcı faaliyetlerini teşvik ederken ayaklanmaları da Osmanlı iç işlerine karışabilmek için hazır bahaneler olarak değerlendirdiler. Bu dönemde Şarkiyatçı, yazar, tarihçi, gazeteci ve devlet görevlilerinin yazmış olduğu, günce, makale, kitap vb. her nevi basılı neşriyat, hadiseleri tek yönlü olarak ele aldı ve sürekli Ermenilerin Mazlum, Türklerin zalim olduğu tezi işlendi. I.Dünya Savaşı sonrası, Mondros Mütarekesi ile Osmanlı Devleti’nin fiilen dağılması neticesinde başta Ermeniler olarak eski Osmanlı azınlıkları bildik basmakalıp iddiaları tekrarlayarak propagandaya başladılar. Amaç dağılmakta olan Osmanlı mirasından mümkün olduğu kadar fazla pay almaktı.
Büyük güçlerin Emperyalist politikaları sonucu olarak kışkırtılan Ermeniler’ ’Büyük Ermenistan’’ hayaline kapılarak kurmuş oldukları Hınçak, Taşnak vb. örgütlerle 19.yüzyılın son çeyreğinden itibaren Güney Kafkasya ve ağırlıklı olarak Doğu Anadolu Bölgesi’ni terörize etmeye başlamışlardır.19.Yüzyılın sonu ve 20.Yüzyılın ilk çeyreğinde devam eden Ermeni terörü Anadolu ve Kafkasya Türklüğünü hedef almış ve kitlesel katliamlara varmıştır. Buradan varılmaya çalışılan amaç Türkleri katlederek ya da yıldırıp göçe zorlayarak muhayyel’ ’Büyük Ermenistan’ın Sosyolojik zeminini oluşturmaktı. Ermeniler bir yandan terör faaliyetlerini yürütürken diğer yandan yayına sokmuş oldukları gazete ve dergiler üzerinden yapmış oldukları ajitasyonla Batı Kamuoyunu kendi yanlarına çekmeye çalışmışlar; bunu da büyük ölçüde başarmışlardır.
            Gece kitaplığı yayınevi tarafından basılan kitabı internet sitelerinden temin edebilirsiniz.
Haber: Z. Şıktaş

Facebook Beğenenler

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.