Cabbar ŞIKTAŞ OPERASYON YAPILIYOR
Tarih : 2020-04-03
Tüm Yazılar

Cabbar ŞIKTAŞ



OPERASYON YAPILIYOR

Aşağıda sıralayacaklarım yıllardır söyleniyordu zaten. Ama kimse dikkate almıyor, önemsemiyor ve söyleneni söyleyenden ötürü umursamıyorlardı.

2020 hem dünya için hem de ülkemiz için iyi bir yıl olmadı. 2020 yılına girdiğimiz günden itibaren savaş, afetler, felaketler, kötü olaylar birbiri ardına gelmeye başladı.

Kimse ben huzurluyum diyemez oldu. Hiç kimsenin yüzü gülmedi.

Bir yanda şehit haberleri ile hüzne boğulan ülke halkı, bir yanda yaşanan deprem, çığ gibi afetlerle kahroldu.   

Son olarakta ben geliyorum diyen Korona virüs belası büyük bir afet olarak dünyada yarattığı tahribat gibi ülkemizde de tahribat yaratmaya başladı.

İnsanlar tedirgin, yarınından kaygılı, esnaf iş yapamaz durumda, borçlar katlanarak artıyor, geçim sıkıntısı şimdiden baş göstermeye başladı. Hazine dolu diye biliniyordu ama olmadığı ortaya çıktı. Virüs tedirginliği var ama geçim derdi olanlar virüsü umursamadan güne kaldıkları yerden devam etmek durumundalar.

TASARRUF TASARRUF DENİLDİ AMA KİMSE DİNLEMEDİ

Birçok kurumun hiçbir işe yaramayan yönetim kurulu üyelikleri artırılarak devam ettirildi.

Her ilde saray gibi aşırı masraflı Valilik konakları, valilere tahsis edilen onlarca gereksiz araç, korumalar, vip giderleri ülkeye büyük bir külfet oldu. Vali bir apartman dairesinde kalsa itibarımız mı azalacak? Veya uygun bir araç tahsis edilse kıyamet mi kopacak? 

Bakanlıklardaki gereksiz araçlar ve lüks tüketimler... Bakan, bakan yardımcısı, müsteşarlar, genel müdüler, daire başkanları, şube müdürleri, danışmanlar, şoförler ve ortalıkta gezen binlerce bankamatik memuru ile ilgili hiçbir önlem alınmadı.  

Bakan, milletvekili, vali, genel müdür ve bilumum birçok yetkili okkalı maaş alırken, birde görevleriyle  alakalı girdikleri toplantılardan huzur hakkı almaya devam ettiler.  

Dudak uçuklatan kiralamalar... Falanca bakanlık, genel müdürlük falanca binayı aylık şu kadara kiraladı. Buna niye gerek duyulur anlamış değilim. Herkes bir itibar kazanma peşinde. Makam odaları israf dolu. Gelen gidenin koltuğunda oturmuyor.

Giderin hesabını soran yok, sormaya kalkanın akıbetinden haber alan yok.

Yani bu benim öylesine bakarak gördüklerim. Birde buna uzman gözüyle bakıp değerlendirmek gerekiyor.

Yani bir milletvekili maaş alır, birde seçildiği komisyonlardan ücret alır.

Bir vali, valilik yaptığı ilde görevi gereği takip etmesi gereken OSB yönetiminden huzur hakkı alır. Köylere hizmet götürme toplantısından huzur hakkı alır. Kalkınma ajanslarından huzur hakkı alır.

Yani bu ve bunun gibi gereksiz giderler kısılırsa, halka müracaat etmeye ihtiyaç kalmaz, bilakis halka daha tatmin edici destek paketleri açıklanır. 

ASLINDA OPERASYON YAPILIYOR

Cumhurbaşkanı başarısız olsun diye sürekli operasyon yapılıyor.

Bu operasyonu dışarıdan birileri değil, bizzat Cumhurbaşkanı'nın yanında görünenler yapıyor.

30 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde İstanbul seçimini yenilemek bir operasyondu.

Bağışlara el koymak, İstanbul ve Ankara Belediyelerine ' Siz bağış toplayamazsınız.' demek, Ak Parti'ye ve Cumhurbaşkanı'na bir operasyondur.

Sürekli bütçemiz tam takır ve IMF’ye kredi verecek düzeydeyiz diyen ancak yardım kampanyası başlatan Cumhurbaşkanı'na bu yaptırılan bir operasyondur.

İsrafın bilinçli bir şekilde yapılması, yöneticilerin kibirli davranışı, halkı bezdiren çeşitli  vergiler birer operasyondur.

Din adına köşe yazıp, manşet atıp dindar savunuculuğu yaparak insanları dinden soğutan yandaş yazarlar korosu birer operasyondur.

Doğruyu söyleyeni azarlayan, yalan ve troll anlayışı destekleyen, Cumhurbaşkanı'nın bazı gerçekleri görmesini engelleyen, her şeyi süt liman gösterip halkın durumunun çok güzel olduğuna inandırmak bir operasyondur.

Büyük bir ülkeyiz. Elbette en ince ayrıntısına kadar her şeyi Cumhurbaşkanı'nın bilmesini bekleyemeyiz. Ancak atanmışlar, seçilmişler, samimi olmazlarsa, yanlış yönlendirme yaparlarsa bu, birlikte hareket ettikleri Cumhurbaşkanı'na destek değil, köstek olmak olur.

Beni kim okur, söylediklerimi ve bugüne kadar söylenenleri kim dikkate alır bilmem, ben sadece gazetecilik görevimi yapıyor, ülkemin en ücra köşesinden sesimi duyurmak için yazıyorum. Umarım devlet adamlarından birisi okur ve dikkate alır.

Çünkü, bu ülke hepimizin. Aynı gemideyiz. Sevincimiz bir, kederimiz birdir. Biz istiyoruz ki hep sevinelim. Namerde muhtaç olmayalım. Vatanımızda gözü olanın gözünü oyalım. Mevzu bahis vatansa, iktidarıyla, muhalefetiyle yekvücut olalım.

 

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.