Cabbar ŞIKTAŞ SABIRSIZ VE TAHAMMÜLSÜZ
Tarih : 2020-04-12
Tüm Yazılar

Cabbar ŞIKTAŞ



SABIRSIZ VE TAHAMMÜLSÜZ

Klasik bir yaklaşım olacak ama “biz hangi ara böyle olduk?” Deriz ya hep, belki de hep böyleydik ama farkında değildik. 

Korona Virüs ortaya çıktıktan sonra dünya ülkeleri, liderler, süper güçler ve onların süper teknolojilerinin bir anda işe yaramadığını görmüş olduk… Gördüğümüz içinde “yeni dünyadan” bahsetmeye başladık. Yani Virüs sonrası dünyanın değişiminden söz eder olduk. 

Evet, bazı çokbilmiş, uzman unvanı almış, isimlerinin başında koca koca Prof. yazan kişiler günlerdir TV ekranlarında insanı bezdirircesine yorum yapıp duruyorlar. 

TV ekranları işin kolayına kaçtıklarından birazda masrafsız olduğundan uzman diye birilerini yaptıkları TV programlarına çıkarıyor ve saatlerce konuşturuyorlar. Böyle olunca da TV giderleri minimize edilmiş oluyor. 
İşte bu uzman abiler yeni dünyadan bahsederler ama nasıl bir değişim olacağını izah edemezler. 

Sırf konuşmak için konuşulmuşta olabilirler. 

Mesela, yeni dünyada veresiye defteri olmayacak mı? 

Herkes eşit olacak ve dünya da Yemen’de, Somali’de olduğu gibi açlıktan ölen kalmayacak mı? 

İnsan öldürmek için üretilen silahlar imha mı edilecek?

Zulüm yapılmayacak mı?

Yoksa tam tersi kölelik, sömürü artacak, savaşlar çoğalacak, daha çok insan ölümleri mi gerçekleştirilecek? Dedim ya aslında kimsenin bir şey bildiği yok, sırf konuşmak için konuşuluyor da olabilir.  

Cuma gecesi 31 şehirde sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Belki zamanlama yanlış olabilir. Gündüzden denilseydi, ya da bir gün önceden denilseydi daha iyi olabilirdi. Ama artık denildi ve hemen ardından sanki sokağa çıkın denilmişçesine yüzbinler kendini sokağa attı. 

Günlerdir uygulanan tüm tedbirler 2 saat içerisinde yerle bir oldu. 

Ne sosyal mesafe kaldı, ne toplu bir alanda durulmaması kuralına uyuldu ne de töremize uygun hareket edildi. 
Kurtuluş savaşında bu toprakları kurtarıp bizlerin özgür ve bağımsız yaşaması için emanet eden ve o yokluk yıllarında üzüm hoşafının suyu ile savaş cephesine giden ecdadımıza yakışır davranmayarak kola, pasta almak için meydan muharebesi yaptık. 

Kendi adıma diyorum ayıplar olsun bize… 

15 TEMMUZ GECESİ DE MARKETE, BANKAMATİKE KOŞMUŞTUK 

15 Temmuz hain darbe girişimi olduğu gece birçok kişi marketlere, bankamatiklere koşmuştu. Yani FETÖ’nün darbe yapmasını kabullenir bir şekilde tedarik yapıp evde oturmayı kabullenmişti aynı topluluk… 

Oysa atalarının yemek listesi şöyleydi. 

CANAKKALE KAHRAMANLARININ YEMEK LİSTESİ 
43-ncü Alay 1-nci P. Tb. 1-nci Bölük

1917 YILI YEMEK LİSTESİ

15 HAZIRAN –
SABAH: ÜZÜM HOŞAFI
OGLE: YOK
AKSAM: YAĞLI BUĞDAY ÇORBASI 
EKMEK: TAM

26 HAZIRAN –
SABAH: YOK
OGLE: YOK
AKSAM: ÜZÜM HOŞAFI
EKMEK: TAM

18 TEMMUZ –
SABAH: ÜZÜM HOŞAFI
OGLE: YOK
AKSAM: YOK
EKMEK: YARIM

8 AGUSTOS –
SABAH: YARIM EKMEK
OGLE: YOK
AKSAM: ŞEKERSİZ ÜZÜM HOŞAFI
EKMEK:YOK 

Ecdadımız bu öğünlerle savaşırken, biz iki gün aç kalırız korkusuyla fırınları marketleri istila etmiş, bununla da yetinmeyip sokak ortasında meydan muharebesi yapmışızdır.  

15 Temmuz’da bir kesim meydanlarda darbe karşıtlarına meydan okurken, bir kesim açlık korkusuyla bu gün birilerinin yaptığını yapmıştı. 

SÖZ FETÖ’DEN AÇILMIŞKEN

FETÖ geçmişten günümüze gelen siyasilerin oy kaygısı yüzünden kahraman, fedakar ve gururlu ordumuzu ele geçirmeye çalışmış ve akabinde darbe yapmaya kalkışarak geleceğimizi yok etmeye yeltenmiştir. 

O gün ve sonrasında hadleri bildirilmiş olsa da, sahipsiz garip gureba yine ezilerek işinden, aşından ekmeğinden olmuştur. Ama arkası sağlam, FETÖ borsasından hisse alan, siyasi nüfuza sahip tipler bir yolunu bulup KHK ile uzaklaştırılmış olsalar bile aylar sonra geri dönmüş ve hatta yönetici bile olmuşlardır.  

Deprem, çığ, savaş, Pandemi felaketlerini fırsat bilen FETÖ kalıntılarının sesi yükselmeye başladı. FETÖ’den açığa alınıp sonrasında geri dönenler, geçmişte FETÖ karşıtı kim varsa yavaş yavaş üzerine gitmekte, yakaladıkları siyasi boşluğu değerlendirerek intikam alma yoluna başvurmaktadırlar. 

TAM ARADIKLARI ORTAM

Nasıl olsa devletin başı Korona Virüs’e karışmış durumda. Devlet insanlarının can güvenliğini düşünürken, bu FETÖ artıkları birileri ile hesaplaşma peşinde. 

Elbette her kargaşada birileri kendilerine alan açmaya çalışır. Ama unuttukları bir şey var ki devlete hiçbir zaman hastalık bulaşmaz. Devletin bir kısmı sokakta vatandaşın sorunuyla ilgilenirken, bir kısmı kayıt almakla meşguldür. 
Az sabredin bakalım bu virüs sonrası ne olacak, yeni Türkiye düzeni nasıl şekillenecek, ali kıran baş kesenler, devletin gücünü kendi ve hizmet ettikleri FETÖ/PKK gibi terör örgütlerine kullandırmaya  çalışanlar buna ne kadar devam edecekler.

Bir ayakları devlet kapısında, bir ayakları örgüt kapısında olanlar bunu daha ne kadar sürdürebilecekler.

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.