Cabbar ŞIKTAŞ MUHARREM VE AŞURA
Tarih : 2020-08-20
Tüm Yazılar

Cabbar ŞIKTAŞ



MUHARREM VE AŞURA

Muharrem Ayının 1. Günü

Biz Müslümanların Peygamberi Hz. Muhammed(sav)’in torunu, Hz. Ali ile Hz. Fatıma’nın oğlu Hz. Hüseyin, Muharrem ayının 10. gününe kadar Muaviye Oğlu Yezit tarafından tehdit ediliyor ve peşine suikastçılar takılarak şehit edilmek isteniyordu.

Kufe’ye gitmek üzere yola çıkan Hz. Hüseyin Kerbela denilen çölde Yezit ordusu tarafından yolu kesilerek 72 yâranı ile birlikte muharremin 10. günü yani AŞURA günü katledilmiştir.

Hz. Peygamber’e hürmeten onun torununa Müslümanlar yas tutar, ağlar, ihsan verir; şenlik, düğün, eğlence yapmazlar.

Muharrem hicri yılın başlangıcı olsa dahi MUHARREMİNİZ mübarek olsun gibi bir cümle hoş karşılanmamaktadır, karşılanmamalıdır. Bunu farklı bir niyetle dile getiriyor olmak tüm bu gerçeklere sırt dönmek ve tarihi gerçekleri de inkar etmek demektir.

Elbette kimse kimsenin düşüncesine ipotek koyamaz.

Kaldı ki Hz. Peygamber evrensel olduğu gibi, “Hüseyin bendendir, ben de Hüseyin’denim.” dediği torunu da evrenseldir.

Kimse Hz. Hüseyin’i tek taraflı sahiplenme gafletinde değildir.

Ancak bu idrakle alakalıdır. Biri idrak eder, bir diğeri edemez.

Halen idrak edemeyip Hz. Muaviye, Hz. Yezit diyenlerimiz var mesela... Allah o kardeşlerimizi de bir an önce idrak edenlerden kılsın inşallah.

HİCRİ YILBAŞI

Muharrem ayının birinci günü Hicri yılbaşı, yani yılın ilk günü. Bugün tebrikleşmek esasta İslam dininde olmayan bir gelenektir. Çünkü İslam dininde yılbaşı kutlaması geleneği yoktur ya da yeni başladı diyebiliriz. 

Peki Hicri Yılbaşı günü çok sevdiğiniz bir yakınınız ölmüş olsa ve ölüm yıldönümü o güne denk gelse siz kutlama mı yaparsınız, yoksa yas mı tutarsınız?

Şöyle de bir örnek verebiliriz.

Lübnan’da meydana gelen patlama 1 Muharrem'de meydana gelmiş olsaydı tebrik mi yayınlanırdı, yoksa başsağlığı mesajı mı yayınlanırdı?

Halepçe’nin katliam yıldönümünde tebrik mi arz edilir, yoksa başsağlığı mesajı mı yayınlanır?

Elbette bu örnekleri çoğaltabiliriz ve diyebiliriz ki meseleyi kavramak çok da zor değil.

Hz. Peygamber(sav)’nin sevgili torunu, cennet gençlerinin efendisi, Hz. Ali ile Hz. Fatıma’nın oğlu, Hz. Hasan’ın kardeşi; 

Hz. Hüseyin Kerbela’da on binlerce Yezit ordusu tarafından vahşice şehit edilmiştir.

Bu olayın başlangıcı da 1 Muharrem’den itibaren başlamıştır.  Böyle bir günde bizim birbirimizi tebrik etmemizden Hz. Peygamber hoşnut mu olur, hoşnutsuz mu olur bunu kendimize sormalıyız.

Veyahut  “AŞÜRE” tatlısı dağıtıp, AŞÜRE’niz mübarek olsun mesajı yayınlamak sizce ne kadar doğrudur? Muharrem ayının 10. Gününün ismi AŞURA’dır. Aşura günü Hz. Peygamber'in torunu Hz. Hüseyin ve 72 yâranı Yezit tarafından şehit edilmiştir. Yani bu bir bayram günü değil ki kutlama mesajı yayınlansın. Bu acıdır, göz yaşıdır, matemdir.

Yukarıda da belirttiğim gibi kimse kimseye ipotek koyacak değildir. Her birey kendine göre istediği şekilde davranabilir.

Ben naçizane okuyucularımızı bilgilendirmeye çalışıyorum. Eminim internet ortamında yazılı birçok makale, kitap, belge, bilgi mevcuttur. Doğru verileri okuyup, tarihsel olayları doğru bilmemizde mutlak fayda vardır diye düşünüyorum.

Malumunuz pandemi sürecindeyiz. Bu yıl şehir meydanı ve mezarlıkta  Aşura Etkinliği düzenlenmeyecek ancak camilerde sosyal mesafe kurallarına uyularak matem idrak edilecek.

Yüce Rabbim Hz. Hüseyin’in katillerine lanet etsin.

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.