Cabbar ŞIKTAŞ ERDOĞAN VE ALİYEV
Tarih : 2020-11-02
Tüm Yazılar

Cabbar ŞIKTAŞ



            ERDOĞAN VE ALİYEV

           

            Türkiye ile Azerbaycan’ın tarihi geçmişini tekrarlamanın hiç gereği yoktur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün; “Azerbaycan’ın kederi kederimiz, sevinci sevincimizdir.” Sözü ile Umumi lider Haydar Aliyev’in; “Biz iki devlet bir milletiz.” Sözleri her şeyi gayet açık anlatmaktadır.

 

Bu samimi birlikteliğin ardından fazlaca bir söz söylemenin gereğinin olmadığını düşündüğüm için tarihi geçmişini yazmaya ihtiyaç duymadan günümüzde yaşanan realiteden bahsetmek istiyorum.

 

Bilindiği gibi yaklaşık 28 yıl önce henüz bağımsızlığını elde eden Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesine saldıran Ermeniler Azerbaycan’ın yaklaşık yüzde yirmilik bir arazisini işgal etmişlerdi.

 

Savaşın sonlandırılması için AGİT Minsk gurubu sorunu çözmek için o yıllarda devreye girmiş ve 28 yıldır hiçbir adım atılmadan Karabağ sorunu olduğu yerde bırakılmıştır.

 

Sözde ateşkes sağlanmış ama, bu geçen 28 yıllık süre zarfında Ermeniler defalarca ateşkesi ihlal ederek Azerbaycan topraklarına taciz atışları gerçekleştirmişlerdir.

İş o kadar çığırından çıkmıştı ki Ermeni ordusu canı sıkıldıkça Azerbaycan askerine, sivillere saldırarak ölümlerine sebep olmuştur.

 

Ermeniler çete devlet anlayışı ile saldırganlıklarını devam ettirirken, Babasının oğlu Başkomutan İlham Aliyev’de bu sürede boş durmayıp, Azerbaycan ordusunun hem eğitimini ve hem de silah, teçhizat tedarikini en üst seviyede temin etmiştir.  

 

Muhtemelen Ermeniler kendilerine vadeliden birtakım sözlerden şımarmış olacaklar ki, yaşanan gelişmeleri pekte umursamadan hem taciz hem de saldırganlıklarını aralıksız devam ettirmişlerdir.  

 

Ermeni çete devletinin başındaki Nikol Paşinyan’ın sözde eşi olan Anna Hakobyan bir ay önce savaş başlamadan eline silah alıp arazide poz vererek Azerbaycan’ı tahrik etmeye çalışıyordu. Yapılan onlarca tacize ve saldırıya rağmen Azerbaycan’ın karşılık vermemesini kim bilir belki de korkaklık olarak değerlendiriyorlardı. Ama giderek azan Ermeni çete devleti nihayet hak ettiği cevabı almaya başladı.

 

Savaşın başladığı günden bugüne kadar Ermenistan neye uğradığını şaşırmış vaziyette. Bu şaşkınlık aynı zamanda Ermenistan çete ordusunun darmadağın olmasına da yol açmıştır. Şimdi sokaklardan sivilleri zorla araçlara bindirip cephelere göndermeye çalışıyorlar. Cephedekiler de silah ve mühimmatlarını bırakarak savaş cephesinden kaçıyorlar.

 

Ancak insanlıktan nasibini almamış olan ve yüz yıldır buldukları her fırsatta sivilleri katletmekten kaçınmayan Ermeniler, Azerbaycan’ın muhtelif şehirlerine saldırılar gerçekleştirmekte ve direk sivilleri hedef alarak yine katliamlar gerçekleştirmektedirler.

 

Savaş kuralı tanımayan ve savaşı, savaş alanının dışına taşıyan Ermeniler Azerbaycan’ın sivil yerleşim yerlerinde onlarca insanı katletmiş, yüzlerce insanı yaralamış ve yüzlerce evin, iş yerinin tahrip olmasına sebep olmuşlardır.

 

Savaş kuralını hiçe sayan Ermeniler, savaşın başladığı günden itibaren 3 kez ateşkes kararı aldırmış, ama buna rağmen yine savaş kuralını ihlal ederek sivillere saldırarak ateşkes anlaşmasını bozmuşlardır.

 

Her şeye rağmen Ermenilerin yaptığı bu vahşilik bile Azerbaycan’ın şanlı ordusunu durdurmaya muktedir olmamıştır. Azerbaycan ordusu kararlı adımlarla ilerlemeye devam ediyor. Çizdiği hilal giderek kapanıyor. 

 

Durum böyle iken ve Azerbaycan’ın en zor anında  Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Azerbaycan’a kayıtsız şartsız arka çıkması tarif edilemez bir kardeşlik bağı yaratmıştır.

 

Aynı şekilde Azerbaycan Cumhurbaşkanımız Sayın İlham Aliyev’in Türkiye’ye beslediği kardeşlik bağı tarifi mümkün olmayacak düzeydedir.

 

15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından ülkemizi ilk ziyaret eden Sayın Aliyev olmuştur. Türkiye’nin olmadığı ve dünya devletlerinin katıldığı toplantılarda, “Türkiye yoksa ben buradayım” diyen yine Sayın Aliyev olmuştur.

 

Ermenistan savaşıyla birlikte ortaya çıkan tablo Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavşoğlu’nun gayretli duruşunu tescillemiştir.

 

Aynı zamanda Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Hikmet Haciyev ve Dışişleri Bakanı Sayın Ceyhun Bayramov isimlerini öne çıkarmış, ülkelerimizi yöneten kişilerin ne kadar donanımlı olduklarını kanıtlamıştır.

 

İki devlet bir millet anlayışı ile birlik ve bütünlüğümüzün daim olacağı, Karabağ’ın bağımsızlığına kavuşacağı günlerin yakın olduğu müjdesi ile şad olacağız inşallah.  

 

Sosyal sitelerde desteklerimizi eksik etmeyelim.

Ermenilerin ateşkesleri ihlal ettiğini her dilde kamuoyuna duyuralım.

Ermenilerin savaş alanının dışında sivilleri hedef aldığını görselleri ile görmek istemeyenlerin gözlerine sokalım.

Bu savaş Allah’ın izniyle kısa sürede bitecek Karabağ bağımsızlığına kavuşacaktır.

Rehavete kapılmayalım.

İlk gün ki gibi kararlı ve ciddi duruşumuzu muhafaza edelim.

Allah ordumuzun yar ve yardımcısı olsun.

Henüz yorum yapılmadı!

Bu içerik için yorum yapılmadı. Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanınız.

Yorum Yaz!

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
* İşareti olan alanlar gereklidir.